Kilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kilerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2014 Salı

NAR REÇELİ

                                

     Annemin bahçesindeki narlardan abim ve kız kardeşim  bana da epeyce göndermişlerdi..Bir kısmını yedik bir kısmının suyunu sıkıp içtik..Nar reçelini arkadaşlarımda görmüştüm çok da hoşuma gitmişti..ben de yapmak istedim..Evde yenmez pek reçel ama, misafirlerim için az az, çeşit çeşit yaparım demiştim hatırlarsanız.. :) Bir çeşit de nar reçeli olsun dedim..Kızım da bana narları ayıkladı sağolsun, o minik elleriyle..:) Buyurun tarife:
Tümünü gör >>

14 Kasım 2013 Perşembe

KARIŞIK TURŞU- (değişik usul)


   Hayırlı nurlu günler dilerim,
   Allah kimseyi sağlığından etmesin..Sağlığı olmayınca insanın hiç bir şeyi gözü görmüyor..Allah hem bedenen, hem ruhen, hem aklen sağlığımızı daim eylesin..kimselere muhtaç etmesin, kimseyi de bize muhtaç etmesin..
   Değişik ruh hali içindeyim farkettiğiniz üzre..hem kendi sağlığım hem de başkalarının sağlığı (sağlıksızlığı ), düşündürüyor haliyle..Dualarıma içtenlikle Amin, dediğinizi duyar gibiyim..Allah hem bizi hem sevdiklerimizi sağlığımızla, sevdiklerimizle başka türlü kötülükle, zorlukla imtihan etmesin...Amin...

    Turşu mevsimi geçti geçmedi derken, daha önce yaptığım bir türlü fırsat bulamadığım turşuyu tarif edeyim bu gün sizlere..Bu değişik bir usul... diğer usulü hemen hemen herkes bilir yapar, sebzeleri yıkar, doğrar ya da tüm olarak kavanozlara doldurur suyunu hazırlar kapağını kapatır olgunlaşmasını bekleriz..bu biraz farklı..Bir arkadaşımdan almıştım tarifi, O turşu suyunu göz kararı yapıyordu, ama ben ölçülendirdim :) Buyurun efendim:
Tümünü gör >>

4 Kasım 2013 Pazartesi

PATLICAN REÇELİ


    Merhabalar,
    Hicri yeni yılımız mübarek olsun..Rabbim sağlıklı, huzurlu yıl nasip etsin, Müslümanları uğradıkları zulümden kurtarsın, Alem-i İslam'a huzur, birlik ve beraberlik nasip eylesin İnşallah                                                                                                                   
   Çok uzun yıllar öncesinde yapmıştım bu güzel reçeli..Kestane şekeri keyfinde nefis bir şey olmuştu..İkram ettiğim misafirlerim de çok beğenmişlerdi..bir daha da yapmak kısmet olmamıştı..Ta kiii....
   Annemle memlekete gittim ya ..Gittiğim günün sabahında, meyve-sebze almak için pazara çıktığımda; minik patlıcanları görünce hemen seçmeye başladım. :) Pazarcı abi "ne için alıyorsunuz o patlıcanları, reçel için mi?" diye sorunca: "evet dedim.."O reçelin tarifini bir kağıda yazıp verebilir misiniz, bir teyzem var bu reçeli yapmayı çok istiyor"diye rica etti..:)) İşte şimdi o teyze ve minik patlıcan bulabilen ve de değişik reçellerden hoşlananlar için gelsin bu tarif..:)) haydi buyurun:
Tümünü gör >>

22 Eylül 2013 Pazar

PATLICAN TURŞUSU


  Allah'ın selamı üzerinize olsun,
  Kış hazırlıkları herkesin evinde az-çok devam ediyor.. Turşular da onlardan biri...bu yıl ilk olarak patlıcan turşusunu yaptım, Elaziz'de salamura deriz bu turşuya..Çevremde beğenilen, epey taliplisi olan bir turşu çeşididir :) Arkadaşlarımın bir kısmı özellikle çok sever..Bazen çocuklarım yemiyor yapmasam diye düşünürken, ama kaç tane arkadaşım komşum seviyor, yapayım diye fikir değiştiriyorum hemen :)) hiç değilse bir bidon evde olmalı, olur da seveni gelir ya da ben gittiğimde onlara götürürüm diye ...
   Her yıl  göz kararı yaptığım, mutlaka biraz fazla olup (sanırım elim aza gitmiyor:)), bir başka kapta hemen yemek için el altında bulunan turşuyu siz de denemek isterseniz, buyurun:
Tümünü gör >>

14 Eylül 2013 Cumartesi

ÜZÜM REÇELİ


    Allah'ın selamı üzerinize olsun,
    Yine reçel :)) artık bıkmışsınızdır herhalde :) ama ne yapayım çeşit çeşit reçeller güzel oluyor..Hepsinden az az yaptığım için çeşidi bol olsun istiyorum..daha şeftali reçelini yayınlamadım ;) bir de kızılcık yaptım mı...Tamamdır :)

    Çekirdeksiz üzümü çocuklarım pek severler, sebebi de, çekirdekleri ağızlarında hissettiklerinde hoşlanmıyorlarmış :)) bu yüzden onlara özel çekirdeksiz üzüm alırız genelde ..ama bu kez aldığımız üzümlerin bir kısmı biraz ekşi olunca en güzeli reçel yapayım dedim ve de iyi ki yapmışım..çok hoş oldu..şimdiye dek hiç yapmamıştım, niye yapmamışım diye düşündüm :)
Tümünü gör >>

12 Eylül 2013 Perşembe

BÖĞÜRTLEN REÇELİ


  Merhaba,
  Hayırlı günleriniz olsun...
  Apartman komşumuz bize birazcık böğürtlen göndermişti, ama bu bildiğimiz, yabani böğürtlenlerden değil..iri iri oldukça da ekşi böğürtlenler..En iyi reçel olur diyerek, hemen reçelini yaptım ama ancak şimdi kısmet oldu yayınlamak..:( Böğürtlen bulursanız  mutlaka yapın, çok güzel bir reçel bence..:)  buyurun :
Tümünü gör >>

5 Eylül 2013 Perşembe

VİŞNE REÇELİ


     Merhabalar,
     Peş peşe reçel tarifleri veriyorum ama, zaten vakitleri geçiyor, fırsatları kaçırmayalım..:) reçel çeşitleri güzel oluyor, kışın yaz meyveleriyle hasret gidermiş oluyoruz.her ne kadar her mevsim meyve sebze bulunsa da bana onlar yalancı üretim geliyor..:) onlardan yiyeceğimize mevsimindeyken alıp çeşitli usullerle saklamalı, kullanmalı...Vişne reçelini hazırlayın siz, onunla güzel bir helva tarifi de vereceğim en yakın zamanda İnşallah :)) Buyurun lütfen:
Tümünü gör >>

KAYISI REÇELİ

     Merhabalar,
     Bizim evde pek reçel yenmez, ben genellikle misafirlerim için reçel yaparım :) Benim ailemin küçüğü erkek kardeşim Malatya'dan şekerpare kayısı gönderince, bir kısmını reçel yapmaya karar verdim, iyi ki de öyle yapmışım..Çok hoş aromasıyla , bal rengi ile güzel bir reçel oldu..Misafirlerim ve bana afiyet olur İnşallah :)) Ama bir şekilde evdekilere de yedirme azmi ve kararlığı içindeyim, sakın söylemeyin ;))
Elaziz'de dedikleri gibi : "Di hadi buyurun :)
Tümünü gör >>

8 Mayıs 2013 Çarşamba

PORTAKAL REÇELİ


  Allah'ın selamı, rahmeti üzerinize olsun,
  Portakallar bitmeden neyse ki portakal reçelimi de yayınlama fırsatı buldum şükür :)  bu usulle portakal reçeli yaptığınızda çok memnun kalacaksınız..Hem öyle portakal kabuğunun acısını çıkarmak için çok uğraşmayacaksınız da...Yıllar önce "Hanımlar Lokalinde" tanıştığım bir arkadaştan bu portakal reçeli tarifini almıştım, yıllardır hep bu usulle yaparım.. Herkesin de beğenisini kazanmış bir reçel türüdür..Portakallar bitmeden hemen alıp yapmalısınız bence. :)

   -2 adet büyük boy portakal,(kabuğu kalın olmayan portakallardan olmalı, ben 4 tane küçük portakal kullandım)
   -1 adet elma,
   -1 kg şeker,
   -1/3 limon..
Tümünü gör >>

8 Ocak 2013 Salı

EVDE YOĞURT YAPIMI

  Güzel günler geçirmenizi diliyorum hepinize, sağlıkla...
  Karla kaplı bir Ankara'dan selamlar..
  Boğazımda sanki koca bir diken var gibi boğaz ağrısıyla uyandım güne..Kaç gündür ağrı hep vardı ama, gitgide şiddetlendi.. Öksürükle beraber zorluyor beni..Vardır bir hikmeti diyorum ve çok sağlıklı bir yiyecek olan yoğurt yapmanın püf noktalarını paylaşmak istiyorum sizlerle..Bir çok denemeden sonra hem tatlı hem de güzel yoğurt yapmanın yolunu bulunca bunu herkesle paylaşmalıyım diye düşündüm..Belki sizler de bu yöntemleri biliyorsunuzdur..Fakat tekrar etmenin bir zararı olmaz diyerek ...:)
  •  Öncelikle süt günlük süt olmalı, kutu sütlerle hiç güzel olmuyor, benden söylemesi..:) Sütü tencereye koyup kaynatalım. Yanından ayrılmayalım, köpürüp taşmaması için kaynamaya başlayınca ocağı kısıp kepçeyle havalandırarak karıştıralım..Bu işlemi içerisindeki hava kabarcıklarından kurtarmak için yapıyoruz. Böylece yoğurdu çok daha güzel ve sulanmadan yapabiliyoruz..
  • Sütü bir müddet kısık ateşte kaynattıktan sonra soğumaya bırakalım..Ben soğuduktan sonra buzdolabında 1-2 gün bekletip üzerindeki kaymağı alıp kurabiye yaparken yağ yerine kullanıyorum..Kurabiyeler nefis oluyor.. Hem böylece yoğurt da az yağlı oluyor, benim için iyi bir şey :) Kurabiyeleri de daha çok çocuklarım yiyorlar..Onlar genç, gerekli onlar için,hem yağı yakabiliyorlar..:)  Eğer yoğurdu  kaymaklı isterseniz siz doğrudan kaymaklı haliyle yoğurdu mayalayabilirsiniz..
  • Sütün üzerinden kaymağı aldıktan sonra sütü tekrar biraz ısıtalım. Şöyle ki; serçe parmağımızı sütün içine daldırdığımızda 7' ye kadar sayabilmeliyiz, yanmadan.. :) Ben eski kafalı bir kadınım napiim..annecim de öyle yapardı :))
  • Sütü konserve kavanozlarına paylaştıralım. Ayrı ayrı kavanozlarda yoğurdu mayalayınca hem dolapta fazla yer kaplamıyor, hem de bölüm bölüm kullanabilme imkânı  sağlıyor. Hem camda yoğurt daha güzel tutuyor.Eğer toprak kabınız varsa onunla daha da güzel oluyor..Ben de bir kiloluk bir toprak kap var, hem onunla yoğurt mayalıyorum, hem de diğer kısmını cam kavanozlarda...

  • Her bir kavanozun etrafını küçük havlularla saralım. 
  • Diğer yanda bir kasede mayalık 2-3 kaşık yoğurdu iyice çırpalım, pürüzsüzleşsin. Şeker ya da tuz falan eklemeyelim..Eğer mümkünse ev yoğurdu olsun mayalayacağımız yoğurt. Hazır yoğurtlarla yaptığımız zaman zamk gibi sünen bir yoğurt oluyor..Biraz sütten alıp yoğurda .ekleyelim, mayayı akıcı hale getirelim. Sütlere kaşıkla paylaştıralım. 
  • Temiz bir sofra bezini dörde katlayıp havlu sarılmış süt kavanozlarını üzerine yerleştirelim.  Kavanozların üzerine de bir süzgeç geçirelim, kapak kapatmıyoruz yoğurdun sulanmaması için..Alttaki sofra bezinin köşeleri ile bohçalar gibi üzerini örtelim...Eğer ortam sıcak ise daha fazla bir şeye gerek yok, ama soğuksa biraz daha bir şeyler örtelim.Bekletelim..

  • 2 saat sonra üzerini açıp yoğurdun tutup tutmadığını kontrol edelim. Eğer hala tam tutmamışsa tekrar üzerini kapatalım biraz daha bekleyelim..ama tutmuşsa hemen etrafını ve üzerini açalım..Soğumaya bırakalım..Eğer soğutmakta geç kalırsak, yoğurt ekşi olur..Tatlı yoğurt elde etmek için kontrol edelim,  geç kalmayalım.
  • Buzdolabına ağzı açık olarak kaldıralım, biraz daha katılaşınca kapağını kapatabiliriz..
  • Yemeklerle beraber afiyetle yiyelim..Şifa olsun efendim...

Tümünü gör >>

28 Aralık 2012 Cuma

LAHANA TURŞUSU


   Hayırlı Cumalar hepinize,

   Hazır mevsimindeyken annemin her kış yaptığı gibi bir lahana turşusu kurayım istedim. Oldukça kolay ve yemesi zevkli bir turşu oldu..Bulgur pilavı, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagillerin, kısır, çiğ köftenin yanına yakışan turşum olgunlaştı sizlerle paylaşayım istedim..Sizler de şimdi kurup 2 hafta gibi süre içinde yemeye başlayabilirsiniz..Belki daha kısa sürede..:)

  -Beyaz lahana,
  -Pul biber,
  -Kuru nane,
   Turşu suyu:
  -2,5 litre su,
  -5 çorba kaşığı kaya tuzu,
  -2 çorba kaşığı şeker,
  -2 çay bardağı sirke,
  -5-6 diş sarımsak.

  • Lahananın üst yapraklarını sarma yapıp orta beyaz kısımlarını turşu kuracağımız bidona girecek kadar doğrayalım. Bidonun altına  bir avuç nohutu, soyulmuş sarımsakları atalım. Lahanayı bidona yerleştirirken aralarına kuru nane ve kırmızı pul biber serpiştirelim. Lahananın tamamını bu usulle bidona yerleştirelim. Pul biber ve naneyi damak zevkinize göre ekleyin lütfen..

  • Diğer tarafta turşu suyunu hazırlayalım. Kaya tuzunu eritip sirke ve şekeri de katıp karıştıralım. Bidona dolduralım..Turşu için suyu az gelirse oranına göre artırıp suyunu koyalım...Ben turşulara bu miktarla turşu suyu hazırlayıp ihtiyaca göre artırıp eksiltiyorum..
  • Aslında annem bu turşuyu bidonun altına fırından aldığı ekmek hamuruyla mayalardı. Ben bu şeklide yapınca az çok aynı lezzeti yakalayınca hamurla yapmaktan vazgeçtim :) Annemin usulünden yapmak isteyenler hamuru bidonun altına yerleştirdikten sonra lahanaları aynı şekilde pul biberli, naneli olarak  bidona yerleştirip, üzerine tuzlu su ekleyerek yapabilirler..Nohutu unutmayın yine....Kolay gelsin..:) 


Dün bu yemeğimizle gayet güzel gitti mesela :)

  • Afiyet olsun. Ağzınızın tadı-tuzu bozulmasın, Rabbim rızasına uygun yaşayan kullarından eylesin..Amin..


Tümünü gör >>

20 Kasım 2012 Salı

SADE YAĞ YAPIMI

    Hayırlı günler cümleten,
    Geçenlerde bir Tv kanalında Ender Saraç tereyağının zararlı etkilerini yok etmek için sade yağa çevirmenin öneminden bahsediyordu..Benim aklıma annemin yıllarca her sonbaharda tereyağı eritip sade yağ yaptığı geldi..Eskiler ne çok doğru şeyler yapıyorlarmış değil mi? Annem tereyağı erittikten sonra tam bir sene hiç bozulmadan saklanıyordu..Meğer ne kadar da sağlıklı oluyormuş..
    Şimdi eskilerin yaptığı şeylerin ne kadar doğru şeyler olduğunu birer birer ortaya çıkarıyorlar. Bize empoze edilmeye çalışılan onca şeyin zararlarını çektikten sonra, nihayet doğruları anlatıp, yönlendirmeye çalışıyorlar..Ne kadar faydası olur bilemeyiz..Neyse zararın neresinden dönülse kârdır diyelim, olanı geri döndüremeyiz...


  • İstenilen  miktarda tereyağı bir tencereye alıp, kısık ateşte eritelim. 
  • Üzerinde oluşan köpükleri bir kaşıkla sürekli alalım. Köpük oluştukça köpükleri almaya devam edelim; ta ki köpük bitene kadar..O köpükler bize zararlı olan maddeleri barındırıyormuş,onlardan kurtuluyoruz böylece..

  • Ocak hep kısık olacak, yağımızın yanmasını istemeyiz değil mi?
  • Köpük bitince ocağı kapatıp soğumaya bırakalım.Yağı donmadan süzelim, tencerenin dibinde de çökelti olacak çünkü..Ağzı kapalı bir kaba koyup buzdolabında saklayalım..

  • Gerektiği zaman kullanalım..Bu yağı hazırlayıp, yeni tarifleri bekleyiniz efendim. :)
  • Bir parça ekmeği banıp tadına bakabilirsiniz :)
  • Afiyet olsun..Dualarda unutmayın.....
Tümünü gör >>

15 Ekim 2012 Pazartesi

UN TARHANASI

  Merhabalar,
  Tarhananın ne çok faydalı olduğunu söylemeye gerek kaldığını düşünmüyorum..Artık herkes bunu biliyor sanırım :)
  Biz tarhanayı hep aşurelik buğdayla yapardık, un tarhanasını Ankara'ya geldikten sonra gördüm, tattım ve beğendim :) Sağolsunlar, her yıl bir kaç komşum bana un tarhanası verirdi, Elazığ usulü tarhanayı da yaptığım  için un tarhanası yapmaya ihtiyaç duymamıştım. Bu yıl ilk kez kendim un tarhanasını denedim. Arkadaşlarıma sordum, onların nasıl yaptığı hakkında fikir edindim..Veee...Bir kaç tariften fikirler alıp yaptım bu tarhanayı..:)
  
   -1,5 kg domates,
   -1,5 kg kırmızı biber,
   -1/2 kg sivri biber,
   -1 kg kuru soğan,
   -1 baş sarımsak,
   -1 demet taze nane,
   -1 demet maydanoz,
   -1 demet dereotu,
   -1 büyük kase süzme yoğurt+ ev yapımı yoğurt karışımı,
   -Aldığı kadar un+ tam buğday unu+çavdar unu karışımı
   -3-4 kaşık biber salçası, tuz..

  • Domatesleri, biberleri, soğanları, sarımsağı  yıkayıp, ayıklayıp irice doğrayalım, rondodan geçirelim.Maydanoz, nane, dereotunu da yıkayıp, ayıklayıp, doğrayalım.Bazı arkadaşlarım bu malzemeleri önce pişirip sonra un ve diğer malzemeleri katıp hamuru hazırlıyormuş.  Bu kez böyle yaptım, artık bir daha sefere o şekilde denerim :)
  • Hepsini leğende karıştıralım, biber salçası ve tuz ekleyip yoğurdu da kattıktan sonra; Unları yavaş yavaş ekleyerek hamuru yoğuralım.
  • Hamur leğenini sofra bezine bohçalayıp, bir kaç gün bekletelim..Mayalanıp istediğimiz ekşiliğe gelinceye dek..6 gün bekletmek benim için yeterli oldu. Erken hamuru dökünce tarhananın tadı tatlı, daha çok bekletince de tadı mayhoş olur..Nasıl istiyorsak öyle yapalım.
  • Hamur  kabardıkça  yeniden un ekleyerek tekrar yoğuralım.İçinde biriken gazını da almış olalım.
  • Bekletme süresi bitince, açık havada , gölgede, hamuru  temiz sofra örtülerinin üzerine ya da fırın tepsilerine parçalar halinde dökelim, üst tabaka kuruyunca tersini çevirelim. Sürekli parçalayarak daha çabuk suyunu kaybetmesini sağlayalım. 

  • Bir süre sonra elimizle ovaladığımızda kolaylıkla parçalanıyorsa, rondoda çekerek inceltelim..Ya da elle ovalayarak bulgurumsu hale  getirelim. Rondoyla  çekmek oldukça kolaylık sağlıyor.. 
  • Kurutma kıvamına dikkat etmek gerekir. Çok kurursa ufalaması zor olur..:(  Rondodan geçirmek istemeyenler elle ovalayıp süzgeçten geçirebilir..

  • Bez örtüler üzerinde iyice kuruyuncaya dek bekletelim. Ben tepsilerde kuruttum.. Daha sonra cam kavanozda kullanmak üzere saklayalım. Fazla yapınca buzdolabında bekletmekte fayda var..

  • Bu tarhanayla tavuk suyuna nefis çorbalar hazırlamak ümidiyle...Şimdiden afiyet şifa olsun...
   İlk denemem olduğu için hamur fotosunu çekmemiştim, daha sonra güzel olduğunu görünce tarifini vermeliyim diye düşünüp diğer aşamaları resmettim. :)
Tümünü gör >>

2 Ekim 2012 Salı

KIŞ HAZIRLIKLARI- BUZLUKTA SAKLANANLAR

  Merhabalar,
  Kış için hazırlıkları yapmayı epeyce kolayladım sayılır. bunların arasında buzluğa konulup kışın kullandığımız şeyleri de paylaşayım sizlerle..Gerçi buzlukta gıdaları bekletmek zararlı deniyor ama özellikle çalışan hanımlar ve meşguliyeti fazla olanlar için oldukça kurtarıcı oluyor.Az da olsa bulunduruyorum ben de..Ama kuruların yeri hep ayrı..


   Barbunya fasulyesini ayıklayıp yıkayıp, süzelim. Yeteri kadar domatesin kabuklarını soyup küp doğrayıp, barbunyayla beraber birer pişirimlik paketleyip buzluğa yerleştirelim.


  Domateslerin üzerine bir bir artı şeklinde çizik atıp kaynar suya atıp kabuklarını soyalım küp küp doğrayıp buzdolabı poşetlerine istifleyelim.

  Kırmızı kapya biberleri çekirdeklerini ayıklayıp fırında közleyelim, kabuklarını da soyalım, patlıcanı da aynı şekilde fırında közleyip, kabuklarını soyalım, poşetlere doldurup buzluğa atalım.


  Bir de patlıcanları ayıklayıp dilimleyip patlıcanların her yanını yağlayıp fırınlayalım. Patlıcan musakka ya da patlıcan oturtma yapmak için elimizin altında hazır oluyor.Yağda kızartma yapınca çok fazla yağ çektiği için bu yöntem bence daha iyi .. Hem az yağlı oluyor hem de lezzeti gayet güzel ..Bu yöntemle karnıyarık yemeği için de patlıcanları hazırlayabiliriz




  Ayrıca kırmızı biberleri yıkayıp ayıklayıp irice doğrayıp ve sivri biberleri de poşetleyip buzluğa yerleştirelim. Domatesleri bütün olarak da buzlukta köşe bucaklara yerleştirebiliriz.Kullanmak istediğimiz zaman biraz mutfak tezgahında tutunca ya da musluk altında yıkayınca kolayca kabukları soyuluyor ve doğrayıp yemeğe katabiliriz.
  Taze fasulyeyi de ayıklayıp doğrayıp tencerede domatesle beraber sararıncaya ve suyunu çekinceye kadar karıştırarak çevirelim, soğutup poşetleyelim. Ben bu yıl yapmadım bu şekilde fasulye, çünkü ev halkı yemiyor.Misafirlerim içinse kurutulmuş fasulyeler daha cazip..Belki daha sonra 1-2 poşet yaparsam eklerim fotoyu :) 

  Rabbim herkese  hazırladığı yiyecekleri sağlıkla. afiyetle, huzurla tüketmeyi nasip etsin. 
Tümünü gör >>

17 Eylül 2012 Pazartesi

KIŞ HAZIRLIKLARI - BİBERLİ DOMATES SOS VE AJVAR SOS

   Hayırlı nurlu sabahlar,

   Okullar açıldı bu gün, tüm öğretmenlerimize ve öğrencilerimize hayırlı bir öğretim yılı dilerim. Benim de kızım okula başladı. Geçen hafta adapte döneminde çok mutluydu.:) Sabah beri de okula geç kalmak istemiyorum haydi gidelim deyip duruyor. :)

   Ben de hafta sonu bir yandan okula hazırlığıyla bir yandan da kış hazırlığıyla meşgul oldum. Susamçörekotu Feriha ablanın sitesinde gördüğüm közlenmiş patlıcan ve kırmızı biberli ajvarı, ve Sedir arkadaşımın usulüyle domates sosunun tarifini sizlerle paylaşayım istedim bu gün..Ajvarı ve domates sosunu ben değişik yapardım, bu şekillerini denememiştim.ufak tefek değişikliklerle sosların tarifine geçelim : 

   AJVAR SOS ( KÖZLENMİŞ PATLICAN VE KIRMIZI BİBERLİ)




   -1,5  kg patlıcan,
   -1,5 kg kırmızı biber,
   -1 kg domates,
   -1 soğan,
   -10 diş sarımsak, (ben daha fazla kullandım)
   -1 çay bardağı zeytinyağı,
   -Tuz, karabiber, kimyon, kuru nane( ben kekik ekledim, çocuklarım daha çok seviyorlar), pulbiber.

  • Patlıcan biberleri közleyelim.Ben fırında közledim. Sizler ızgarada, közmatikte ya da kömür ateşinde yapabilirsiniz..Kabuklarını çekirdeklerini ayıklayalım.Rondodan geçirelim.
  • Soğan sarımsakları incecik doğrayalım ya da onları da rondodan geçirebiliriz. Zeytinyağı ile  çevirelim.Üzerine rondodan geçirilmiş domatesleri katalım.Biraz kaynatalım.
  • Daha sonra patlıcan ve kırmızı biber püresini de ekleyelim.Arada karıştırarak pişirelim.Dikkat edelim sıçrıyor.Yüksek düdüklü tencerede pişirmek çok akıllıca..:)
  • Tuzunu ve baharatlarını ekleyip karıştıralım.
  • Kıvamlaşınca temiz ve kuru kavanozlara koyup kapağını sıkıca kapatalım. Ters çevirelim, üzerine örtüler örtelim.Yoğurt mayalar gibi..1 gece  bekletip serin ve kuru yerde, kışın kullanmak üzere kaldıralım.
  • Kavanoz kapaklarının yeni olmasına dikkat edelim.soğuduktan sonra kapaklar içe doğru çekilmiş ve kapak açılmıyorsa tamamdır ..
  • Susamçörekotu sitesinin sahibi Feriha ablama çok teşekkür ediyorum bu usul ajvar sos için :)


       BİBERLİ DOMATES SOS


   -10 kg domates ( lamba şeklinde olan etli domatesler tercihen),
   -2-3 kg kırmızı biber,
   -1 kg yeşil biber ( isteyen acı biberi tercih edebilir),
   -1 su bardağı zeytinyağı,
   -1 su bardağı şeker,
   -1 su bardağı sirke,
   -Tuz.
  • Domates ve biberleri rondoda çekelim.1,5-2 saat kaynatalım.
  • 1 su bardağı zeytinyağı, 1su bardağı sirke, 1su bardağı şeker ve tuzu ekle.10- 15 dakika daha kaynatalım.
  • Ben piştikten sonra da el blenderi ile bir kez daha iyice çektim, pürüzsüz bir sos oldu.
  • Kaynar kaynar kavanozlara doldurup kapaklarını sıkıca kapatalım ve ters çevirip uyumaya bırakalım.İyice soğuyunca kilere kaldıralım.
  • Makarnalarda, yemeklerin yanında garnitür olarak, kızartmaların üzerine sos olarak ya  da yemeklere lezzet katmak  için ideal, lezzetli sosumuz hazır..
  • Sedir arkadaşıma da çok teşekkür ediyorum.bu şekilde yapmak daha çok hoşuma gitti.Artık bundan böyle bu usulle yapacağım...Lezzeti nefis gerçekten..




  • Not: Bu usulle domatesi doğrayıp, ya da rondodan geçirerek, sadece tuz ekleyip, kaynatabilir;  kaynar kaynar kavanozlara doldurarak ters çevirip uyutabiliriz. Bu şekilde yaptığımız domates sosunu da her türlü yemeğe kullanabiliriz Salça yerine ). Kabukları yemekte görünmesin isterseniz domatesleri sıcak suya batırıp kabuklarını soyabilirsiniz..Kolay gelsin,  Rabbim yaptıklarımızı ağız tadıyla yemeyi nasip etsin inşallah..Sevdiklerimizle ve dostlarla birlikte...)..



Tümünü gör >>

8 Eylül 2012 Cumartesi

KIŞ HAZIRLIKLARI- SEBZELERİN KURUTULMASI

  Bu sıra herkeste hummalı bir şekilde kış hazırlıkları sürüyor..Ben de yöresel usulde ve yeni öğrendiğim usullerde bazı şeyler hazırladım, halen de devam ediyorum. Bunların bir kısmını sizlerle paylaşayım dedim.

   Ben buzlukta bazı şeyleri kışın kullanmak üzere hazırlıyorum ama, daha ziyade eskilerin yöntemi kurutmayı tercih ediyorum. Şimdilerde eski yöntemleri uygulayın diyor uzmanlar hep..Demek ki doğru yapıyormuşum :)
   
  Sivri biberleri saplarını koparıp, ortadan ikiye bölerek (tam koparmadan kesiyoruz) kurutmaya bırakıyoruz. Bir sofra bezinin ya da masanın üzerinde güneşte kurumaya bırakıyoruz. İstenirse ipe de dizilebilir..Elazığ'da temmuz ağustos aylarında balkonlarımız pek güzel görünür. Bizim yörede oldukça revaçta olan çarliston biber renginde dolma biberimiz, kuruması için dizi dizi asılır..Elazığ'a gezmeye giden bir arkadaşım, "yazın ne de güzel süslüyorsunuz balkonlarınızı, pencerelerinizi.." demişti..:)



   Patlıcanları dilimleyip ipe dizerek kurutabiliriz. Karnı yarık yapmak için de alaca soyup ortasını açık tutmak için kendi saplarını kullanıyoruz. Kuruması için bu şekilde yapmak gerekiyor.


   
   Dolma için patlıcanlar büyüklüğüne göre 2 ya da 3'e bölüp içini oyuyoruz. Çok oyup kurutmayalım, az oyup çürütmeyelim lütfen... Dolmalık biberlerin çekirdeklerini kırmadan ayıklamak gerekiyor. Patlıcan ve biberleri ipe dizdiğimizde ağız kısımları aşağıya gelmeli. Böylece kuruması kolay olur. Yağmur yağsa da içine dolmayacağı için sorun olmaz, akar gider ...
  Patlıcanları yuvarlak ya da dikdörtgen dilimleyip ipe dizerek ya da tepside, sofra bezi üzerinde de kurutuyoruz. Kışın değişik bir lezzet oluyor..İnşallah yaptığımda sizlerle de paylaşacağım..


   Fasulyeyi de ayıklayıp ortadan ikiye bölüp ikiye bölerek sofra bezi üzerinde kurumaya bırakıyoruz. Hem sulu yemeğini , hem de çeşitli kavurmasını yaparak tüketiyoruz...Havaların fazla soğumasını bile beklemeyebiliriz pişirmek için :)

 Domatesleri de dilimleyip bol kaya tuzuyla tuzlayıp, kurutuyoruz.  Tuz suyunu akıtıp kolayca kurumasını sağlıyor.Diğer kuru sebzelerle beraber kullanabildiğimiz gibi, kuru fasulye, nohut gibi yemeklere de çok güzel lezzet katıyor, mutlaka kurutmaya çalışalım..


   Herkese kolay gelsin, Rabbim hazırladıklarınızı sağlıkla, huzurla, sevdiklerinizle yemeyi nasip etsin inşallah...

Tümünü gör >>

28 Temmuz 2012 Cumartesi

ERİK REÇELİ

   Hayırlı günler,
  Allah'ın rahmet ve mağfireti üzerine olsun. 
  Kışın kullanmak üzere bir çok şey yapardı eskiler..Gerçi şimdilerde her şeyin hazırı var nasılsa diye maalesef bu tür şeyleri yapmak istemiyor hanımlar ama,onlar kimyasal katkıları olması hasebiyle tercih etmememiz gereken şeyler.Kış hazırlıklarından biri de elbette ki reçeller..
  Bizim evde reçel pek yenmez, ama ben misafirlerim için mutlaka yapar bulundururum.Bir de meyveli tart yaparken kullanıyorum.


  
   -1 kg kırmızı erik,
   -1 kg toz şeker,
   -1/2 limonun suyu,
 
-Öncelikle erikleri yıkayalım, ıslaklığıyla beraber tencereye koyup, kısık ateşte kendi suyuyla meyveleri haşlayalım.
-Suyunu salıp, haşlanınca şekerini katıp önce harlı ateşle kaynatalım. Kaynayınca, tekrar kısık ateşte pişirmeye devam edelim.
-Hemen saate bakalım ve 16 dakika reçeli pişirelim.
-16 dakikadan sonra limonu sıkalım.2 dakika daha kaynatıp ocağı kapatalım.
- Toplam 18 dakikada pişirmeyi tamamlayalım.Bu usulle yapılınca reçelin rengi kararmıyor, çok güzel renk elde ediyoruz.
-Temiz, kuru, kapağı yeni kavanozlarımıza sıcakken doldurup, kapağını sıkıca kapatalım. Ters çevirip havluyla saralım. 24 saat o şekilde soğusun. Böylece konserve etmiş oluruz, bizde fazla tüketilmediği için ben küçük kavanozları atmam, reçellerimi bu şekilde o küçük kavanozlarda saklarım.
-Katkısız reçelimiz hazır.Afiyet olsun..

Tümünü gör >>

26 Temmuz 2012 Perşembe

ELAZİZ USULÜ BUĞDAY TARHANASI

  Yaz aylarında hazırlayıp kışın zevkle içebileceğiniz bir çorba yapım aşamasını paylaşacağım sizlerle.Bu tarhana usulünü başka illerde görmedim henüz, sadece Elazığ'da bu şekilde yapılıyor..Aşurelik buğdayla yapılan tarhanalar var, ama sadece yoğurtla ya da ayranla kaynatıp yapıyorlar.Bizim usul bol sebzeli oluyor aynı zamanda..Buyurun tarife:

 -1kg aşurelik buğday,
 -1 kg domates,
 -1 kg kadar kırmızı biber + sarı biber karışık,
 -1/2 kg dan biraz az yeşil biber( acı biber olması tavsiye edilir,tabi ki sevenlere)
 -1 demet pazı yaprağı,
 -1 demet nane,
 -2 ekmek hamuru (fırından alınacak)
 -1 kg yoğurt,
 -Tuz,
 -Biraz un .
 -Sonradan eklenmek üzere 1 demet maydanoz.

 -Aşurelik buğdaya  üzerini örtecek kadar su ekleyip kısık ateşte haşlayalım.Tuzunu önceden katmıyoruz, çünkü buğdayın pişmesini engeller.
 -Soğuduktan sonra, yıkanmış, ayıklanmış domates, biberleri, naneyi doğrayıp buğdaya katalım.Çok küçük doğramıyoruz, zaten kurudukça oldukça  küçülecekler.

 -Ekmek hamurunu yoğurda katıp biraz un ilavesiyle buğdaya katalım,tuzunu da ekleyip hepsini yoğuralım.
 -Annem bez torbaya doldurup öyle mayalanmaya bırakırdı.  Ama ben yıllardır leğende bekleterek mayalandırıyorum, sonuç aynı. :)
 -Üzerine hafif örtüler örterek mayalanmaya bırakalım.Ara ara karıştıralım, ateşlenmesin.Eğer çok sıcak olmuşsa örtülerini hafifletelim..
 -Eğer çok sulanırsa un katıp yoğuralım, çok sulu olmasın.
 -Ekşi tadını isteğinize göre belirleyebilirsiniz.Mayalanma tamamlanınca 1demet maydanozu da doğrayıp tekrar yoğuralım.Servis kaşığıyla, temiz bez yaydığımız (bir kaç kat olsun) masa üzerine kaşık kaşık alıp dizelim.

 -Güneşte kurumaya bırakalım.Tepsiye de dizip kurutabiliriz.
 -Her gün tersini çevirerek kurumasını kolaylaştıralım.Bu sıcak günlerde oldukça çabuk kuruyor zaten.
 -İlk önceleri kuşlar ıslakken karışmıyorlar, ama kurumaya başlayınca buğdaylarını yemek için saldırabilirler, üzerine ben tül örtüler örtüyorum, kurtarıyorum tarhanamı :)
 -İyice kuruduktan sonra temiz bir bez torbaya doldurup kavanozda kışın çorbasını yapmak üzere kaldırıyoruz.

 -Allah sağlıkla yedirsin inşallah...

Tümünü gör >>
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...